Otizm spektrumundaki pek çok birey, ses, ışık, doku ya da koku gibi duyusal uyaranlara akranlarından farklı tepki verir — bazen artmış, bazen azalmış bir duyarlılıkla. Bu farklılıkları "düzeltmek" değil, anlamak ve günlük hayatı buna göre uyarlamak, hem birey hem aile için süreci kolaylaştırır.
Duyusal Hassasiyet Nasıl Kendini Gösterir?
- Yüksek seslerden (elektrikli süpürge, kalabalık ortam) aşırı rahatsız olma
- Belirli kumaş dokularını giymeyi reddetme
- Parlak ışıktan ya da floresan aydınlatmadan rahatsız olma
- Bazı yiyeceklerin dokusuna karşı güçlü tepki
- Ağrıya ya da sıcaklığa karşı beklenenden az tepki verme
Evde Neler Yapılabilir?
Ortamı tamamen değiştirmek gerekmez; küçük ayarlamalar büyük fark yaratabilir:
- Gürültülü ortamlara geçmeden önce çocuğu önceden bilgilendirin.
- Kulaklık gibi basit duyusal destek araçlarını deneyin.
- Giysi etiketlerini kesmek, tercih edilen kumaşları kullanmak gibi küçük düzenlemeler yapın.
- Yeni bir dokuyu/besini/ortamı yavaş ve baskısız biçimde tanıştırın.
Hareketin Duyusal Düzenlemedeki Rolü
Yapılandırılmış hareket ve spor aktiviteleri, duyusal sistemin düzenlenmesine katkı sağlayabilir. Örneğin yüzme suyla temas yoluyla sakinleştirici bir duyusal deneyim sunarken, cimnastik ve paten gibi branşlar denge sistemini (vestibüler sistemi) düzenli biçimde çalıştırır. Derin Otizm'de her programı, bireyin duyusal profilini göz önünde bulundurarak planlıyoruz.
Kısa Özet
Duyusal hassasiyet, "aşırı tepki" olarak değil, bireyin dünyayı deneyimleme biçiminin bir parçası olarak görülmelidir. Ortamı ve beklentileri buna göre uyarlamak, zorlamaktan çok daha etkilidir.